Yasaklı şarkılar çalardı sabaha karşı Uzun ölümlerin son ustası Camla taş gibiydi benle hayat Saman kağıda baskı romanlarda Zerafet doluydu kavgalar Başka seyrederdi vazgeçenler Uçarken süründüler batık bir gemiye bindiler bir anda Güneş saatlerinde gölgesizdi rüzgar Kalıtsal travmalar, asla unutmayanlar Deniz gören gizemli dar sokaklar Yorulmuş evler, hesabı yıllar önce kesilmişler Ve günlerin bozulmaz ezberinde savrulurken Kendi hüviyetinde kaybolan katıksız öfkem Bırak beni, tüm çiziklerim derin Racon kisvesinde dalkavuklar kemirdi benliği Katırlar kaçak silah taşırdı ben sürekli Düşündüm hep seni, ayaklarım kirli Muazzam hatalar Sıyrılır şu voltalardan Tek gülüşle ömrü mahvolanlar Kaldı kanlı meydan uzaklarda Kendi giyotininde cellat Sonra bir an bitti yaz Şeritler çizdi haberci güvercin Bir bıçak kanattı önce kendini Söyle şimdi duvarlarda kim var Kinle kim bakar bu yolculukta, kimler ayakta Güvercin kursağında kirli namlu Bütün çamurlu yolların gizemli jargonunda Buluştu usturayla karanfil kasıklarında Yüzümde buz tutan bir yas kıyafeti Belirdi sonra, eski bir ay takviminde ismin Gizli geçitlerde kaybolurdun yasaktı sözlerin Yanaştı bir sabah cesetler kıyılara Parçalandı gölgeler şu merhametsiz uykularda Gidişler aynı kalsın, yolların sapa Sarpa sardı her şey o akşam kayıplar rıhtımında Kaydı aynı anda bütün yıldızlar Yoruldum hiçbir kalbe sığmayan şu sancıdan Muazzam hatalar Sıyrılır şu voltalardan Tek gülüşle ömrü mahvolanlar Kaldı kanlı meydan uzaklarda Kendi giyotininde cellat Sonra bir an bitti yaz